r/Turkey • u/Outrageous_Oven9657 • 1h ago
Sports 🥹 KUPA KAPTANIN ELLERİNDE! 🏆
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
r/Turkey • u/Outrageous_Oven9657 • 1h ago
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
r/Turkey • u/nemcelibedizci • 1h ago
Artık devletin acizliğine, hainliğine değil de bu devlet için asker, korucu olanlana şaşırıyorum. Bu devletten namus, hamilik beklemek ile pavyon sahibinden namus, hamilik beklemenin çok farkı yok.
r/Turkey • u/Nice-Ragazzo • 3h ago
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
r/Turkey • u/Ambitious-Cap7272 • 1h ago
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
r/Turkey • u/merttuzcuoglu1923 • 12h ago
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
r/Turkey • u/merttuzcuoglu1923 • 19h ago
r/Turkey • u/Mission_Lettuce3050 • 15h ago
r/Turkey • u/Aggravating-Carob580 • 18h ago
r/Turkey • u/elalem64 • 1h ago
Polis müdürünün telefonundan Bylock ciktigi idari soruşturmada tespit edildi.
Adli sorusturmada bu veri buhar oldu, "Bylock bulunmadi" dediler.
Darbe girisiminde gördük ki kolluk kuvvetleri bu hareketlerin liderlerine "vatanina ihanet et" derse ihanet ederler. Bu yüzden her türlü tarikat-cemaat potansiyel "vatan haini yetistirme merkezi" olarak calisir, ABD yeterli parayi verdiginde ülkeyi cökertmek icin caba gösterirler.
AKP kandirilmaya doymamis olmali ki, polis müdürü "Gülen'ci degil Menzilciyim" dedikten sonra, bu bylock'cu müdürü birinci sinifa terfi ettirdiler!
r/Turkey • u/StephenMcGannon • 38m ago
r/Turkey • u/StPauliPirate • 16h ago
r/Turkey • u/Impossible_Yogurt734 • 14h ago
Kardeşimin çok yüklü bir trafik cezasını ben karşıladım. Karşılığında, aracı çıktığında satacak ve ödediğim para bana geri verilecekti.
Babamdan da ayrıca garanti aldım. Kardeşim o gün geldiğinde yan çizerse kendisi müdahale edecek ve son noktayı koyacaktı.
Aradan iki ay geçti. Bugün kardeşim değil, babam yan çiziyor.
Sonuç olarak hem paramdan oldum hem de bu süreç boyunca o parayı kullanamadığım için getirisinden oldum.
Bu dünyada bırak kardeşinizi, babanıza bile güvenerek maddi bir iş yapmayın. Her zaman bir arka kapınız, bir güvenceniz olsun. Çünkü iş ciddiye bindiğinde insan en yakınından bile beklemediği hareketi görebiliyor. "Benim babam öyle şey yapmaz." demeyin. Günün sonunda kendi çıkarınızı ve hakkınızı korumak konusunda kendi başınasınız.
İş para meselesine geldiğinde, "söz vermişti" hiçbir işe yaramıyor.
r/Turkey • u/Sad_Tonight8092 • 22h ago
r/Turkey • u/el_turco • 14h ago
r/Turkey • u/el_turco • 14h ago
r/Turkey • u/doubledeckerbus767 • 16h ago
Fotoğrafı az önce çektim, sürekli bir yerler yanıyor kilometrelerce uzaktan bile nefes alınmıyor. Ne bir haber var ne bir açıklama. Yaz başından beri sürekli bir yerlerde yangın vardı.
r/Turkey • u/Ajamless • 5m ago
Merhaba,
Ömrü hep büyük şehirlerde geçmiş biri olarak son 3 senedir Balıkesir'de yaşıyorum. Uşak'tan da iş teklifi geldi.
Seküler bir kadın olarak uşak'ta rahat yaşayabilir miyim? Gece hayatı ne durumda vs ve evi hangi mahalleden tutmalıyım ?
r/Turkey • u/Outrageous_Oven9657 • 1d ago
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
r/Turkey • u/Simple-Present2751 • 1d ago
Gaziantep'te 76 yaşındaki Halil Uzak , her gün kütüphaneye giderek kitap okuyor:
"Saat 9'da geliyorum, akşam 6 ya kadar buradayım.Günde 40- 50 sayfa kitap okuyorum. Gençlere tavsiyem, boş zamanlarını kahvelerde falan öldürmesinler. Böyle yerlerde gelsin okusun yazsınlar."
İbrahim Halil Uzak, okuma alışkanlığının gelişmesinde oğlunun yönlendirmesinin etkili olduğunu söyledi. Erken yaşlarda okumaya başlamadığı için pişman olduğunu belirten Uzak, şunları kaydetti:
"Emekli olduktan sonra oğlum bana, 'Baba sıkılıyorsan git kütüphanede vakit geçir.' dedi. Geldim, ortamı beğendim. Bir yılı geçti, her gün geliyorum. Sabah en geç saat 09.00'da geliyorum, akşama kadar okuyorum ve notlar alıyorum. Dini ve İslami kitapların yanı sıra genel kültür kitapları ve dergileri de inceliyorum."
Askerlik sonrası okuma isteğinin arttığını ifade eden Uzak, çalışma hayatı boyunca sınırlı vakit bulmasına rağmen okumayı hiç bırakmadığını söyledi.
İlkokul eğitimini zor şartlarda tamamladığını dile getiren Uzak, "İlkokulu 6 yılda bitirdim. Bir yıl sınıfta kalınca babam, 'sen okuyamazsın' diyerek beni okuldan aldı. O dönem ben de çok istekli değildim. Daha sonra mesleğe yöneldim ve terzi oldum." dedi.
r/Turkey • u/AlperenGltkn • 1d ago
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
r/Turkey • u/Kirlinternet • 19h ago
r/Turkey • u/CardiologistHour327 • 1d ago
r/Turkey • u/freshstartsticks • 10m ago
We’ve recently set up both home WiFi and a personal mobile phone service with Turkcell, and so far the service has been pretty good.
For those living in Türkiye, would you say Turkcell is the best provider, or are there better options for mobile and home internet?
Also, a quick question while I’m here — I’ve received my first bill, but I can’t seem to pay it online. Do I need to go back to the specific Turkcell shop where I originally set everything up, or can any Turkcell store deal with the payment?
Just trying to figure out how things work here! 😅
r/Turkey • u/elalem64 • 22h ago
İdris Naim Şahin, ülkenin operasyonlarla, kumpaslarla, tezgâhlarla Fethullahçı darbeye hazırlandığı 2011- 2013 döneminin içişleri bakanıydı. Buraya kadar yükselmesini elbette Erdoğan’a borçluydu. Zira 1994’te Erdoğan ilk kez İBB başkanı olduğunda, İçişleri Bakanlığı’nda bürokrat olan Şahin’i belediyede genel sekreter yardımcısı yapmıştı. Muhalefetin hedefindeki TÜRGEV’i bile 1996’da birlikte kurdular. Meşhur akbil yolsuzluğu davasında birlikte sanık oldular. Erdoğan, Şahin’i o günden başlayarak hep yakınında tuttu. AKP’nin kurucusu, üç dönem milletvekili, 10 yıl boyunca partinin genel sekreteri yaptı.
O dönem muhalefete karşı AKP ile Fethullahçılar ittifak halindeydi. İdris Naim Şahin ise ittifakın en kalın sopası olarak iş yapıyordu. Herkes kendisini görünce sevindiğini söyleyen vatandaşa “Nereden bileyim sevindiğini, hadi bir takla at, oyna da göreyim” sözleriyle onu hatırlıyor. Gerçekten davul çaldırıp vatandaşa göbek de attırdı. Olayın nerede olduğunu ise çok az kişi hatırlıyor. Erzurum’da, beş TEDAŞ işçisi iş cinayetine kurban gittikten sonra, sözümona bölgeye inceleme yapmaya gittiğinde, millet yastayken bunu yaptı. 2011’de Kızılay’da terör örgütünün bombasıyla sokakta ölen vatandaşları “adet” diye sayması, Van’da çadırdaki depremzedelerle “Sarayda yaşıyorsunuz” diye konuşması zaten insana nasıl baktığını gösteriyordu.
Bibergazını o bulmadı. Ama bibergazının konuşan herkese sıkılmasını en akıl almaz şekilde o savundu. Bibergazıyla fenalaşarak ölen öğretmen Metin Lokumcu gibi örneklere muhalefet tepki gösterdiğinde “bibergazının bitkisel, doğal ve zararsız olduğu”nu söyleyerek insanlarla alay etti.
Şahin o yıllarda herkese terör yaftasını öyle kolay yapıştırıyordu ki...
2012’de Cumhuriyet Bayramı yürüyüşünü yasakladığında sokağa çıkanların “illegal örgüt mensubu” olduğunu söylemişti. Muhalefet konuşanın içeri atılmasına itiraz edip ülkede özgürlük olmadığını söylediğinde “Dışarıda özgürlük yoksa tutuklanınca niye şikâyet ediyorsunuz” diye dalga geçti. Dünyada en çok terör davası Türkiye’de açılırken o terörü nasıl anladığını şöyle anlatmıştı: “Belki resim yaparak tuvale yansıtıyor, şiir yazarak şiirine yansıtıyor.” Profesör Büşra Ersanlı KCK’den tutuklandığında, o sırada Ergenekon kumpasından hapiste olan Doğu Perinçek’in eski baldızı olmasını, Ersanlı hakkındaki terör delili olarak açıklamıştı.
Öyle bir içişleri bakanıydı ki...
Uludere’de PKK’li sanılarak öldürülenler için “Sağ yakalansalar kaçakçılıktan yargılanacaklardı” demeyi seçti. Alevilerin evleri işaretlenerek kışkırtma yapıldığında durumu “Çocuklar bilgisayar oyunundan etkilenerek yapmışlar” diye açıkladı.
İdris Naim Şahin herkesi örgütle ya da terörle suçlarken ortaya çıktı ki aslında kendisi FETÖ ile iş tutuyordu. FETÖ, kumpaslar sırasında Emniyet içinde “C-5 bürosu” denen ve “ulusalcıları” takip eden illegal bir yapı kurmuştu. Beş yıl boyunca yasadışı çalıştığı ortaya çıkan büro 28 Kasım 2012’de onun imzasıyla resmiyete kavuştu.
Nitekim...
Erdoğan’la arasına giren kara kedi de FETÖ oldu. Zira Şahin, 17-25 Aralık sürecinde Erdoğan’ın değil FETÖ’nün safını seçti. Tam olarak o gün, 25 Aralık 2013’te istifa etti. Örgüte açıktan sahip çıktı: “Paralel yapı dedikleri darbe yapmışsa doğru, darbecidirler. Cehalete darbe vurmaya çalışmıştır paralel yapı. Zulme karşı çıkmıştır paralel yapı, doğrudur. (...) Tanıyorum birçok mensubunu, polisini tanıyorum.”
O günden sonra da onlar için elinden geleni yapmaya devam etti. Emniyet Genel Müdürlüğü, FETÖ’nün takibi için 25 Haziran 2014’te bir yazı hazırlayıp ilk adımı attığında, bunu Emniyet’teki paralel kuşlarından öğrenip dört gün önce duyuran Şahin’di.
Pek hatırlayan çıkmaz. AKP’den istifa ettikten sonra FETÖ’nün desteğiyle Millet ve Adalet Partisi’ni kurdu. Öyle silik, öyle etkisiz, milletin hafızasında öyle kötü yer etmişti ki... Tek bir miting yapamadan tek bir teşkilat kuramadan partiyi kapatmak zorunda kaldı.
İşte Süleymancı örgütün liderlerini kaçırmak için onlara tahsisli aracını verecek kadar ileri gitmiş İdris Naim Şahin böyle bir isimdi. Mesela benim arabamda yakalansalardı tutuklanmıştım. Ama şaka yapanın bile tutuklu yargılandığı düzende Şahin’e “Erdoğan’ın eski yol arkadaşlığı” ve “çok şey biliyor” kontenjanı uygulandı.
Peki bir içişleri bakanının aracında polisin kaçanları yakalamasının, fuhuş için bile getir götürde kullanılmasının üstüne bizim muhalefet neden gidemedi, “Kim bilir daha neler yapmıştır” diye neden soramadı, derseniz... Çok basit. 2019’da İdris Naim Şahin az kalsın CHP-İYİ Parti ittifakının Ordu’da ortak adayı oluyordu. Görüşmeler yapıldı, Şahin’e herkesin gözü önünde iki parti de övgüler düzdü. Hâlâ hafızası olan cumhuriyetçi taban öyle güçlü tepki verdi ki geri adım atmak zorunda kaldılar. Şahin, Saadet Partisi’nin adayı olup seçimi kaybetti. 2023’te ise İYİ Parti Ordu’da 1. sıradan aday gösterdi. Yine seçilemedi.
Kısacası muhalefetin Erdoğan’ın eski yol arkadaşı Şahin’in karıştığı skandalda iktidar gibi sessiz kalmasının nedeni çok değil birkaç yıl önce Şahin’den bir muhalif politikacı çıkarma çabasında bulunup başarısız olmasıydı. İktidara “Bu adam içişleri bakanınızdı” diye hatırlatsa iktidar da “Sonra da sizin yol arkadaşınızdı” diye cevap verecekti. Toplu sessizlik töreninin sebebi işte buydu.